Blog

KURŞUN DÖKTÜRMEK

Posted by:

KURŞUN DÖKTÜRMEK

KURŞUN DÖKTÜRMEKkursun-dokturmek

Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme

anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini

ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldir…

Kurşun, bu işte denenmiş ocaklı ve izinli ihtiyar kadınlar tarafından dökülür. Ocaklı demek, kurşun

dökücünün daima bu işle uğraşmış bir aileye mensup olması, izinli demek de, bu aileden kendisinden

önce kurşun dökücülük yapan kimseden kurşun dökmek için (destur, yani el) almış olmasıdır. Ocaklı

ve izinli olmayanlar kurşun dökücülük yapamayacakları gibi, yaptıkları farzedilse bile, bu gibilerin

kurşun dökmesinden fayda umulmaz.

Kurşun dökmenin kendine özgü bir yöntemi ve geleneği, bu hususta kullanılan bazı alet ve

malzemeleri vardır. Kurşun eritecek madeni çukur bir kepçe, su koymaya mahsus madeni geniş ve

derince bir taş hastanın başına örtülecek kalınca bir peştamal, iki yüz elli-üçyüz gram ağırlığında

kurşun külçesinden veya parçalarından ibarettir. Bu malzemeyi bir sepet, bir torba, yahut çanta içinde

kurşunu kadın beraberinde getirir ve işini bitirdikten sonra bunları toplar ve geri götürür.

Kurşun şu şekilde dökülür: Külçe veya parçalar halindeki kurşun, madeni çukur kepçeye, kepçe de

ateş üzerine konur, kurşun eridikten sonra hastanın başı ve vücudu peştamalla örtülür, madenî tasa

su konur, kurşuncu kadın erimiş kurşunu havi kepçeyi sağ eline, su tasını sol eline alır. Erimiş kurşun

önce hastanın başı üzerinde su dolu tasa birdenbire dökülür. Kurşun dökülürken dökücünün besmele

çekmesi, “benim elim değil, Ayşe, Fatma Anamızın eli” demesi usuldendir. Bundan sonra kurşun

kepçede tekrar eritilir, bu defa hastanın göbeği üstünde tastaki suya dökülür. Bu da bitince, bir daha

eritilmiş kurşun hastanın ayakları üzerinde tasa dökülür. Nihayet hastanın yattığı odanın sağ köşesiyle

oda veya sokak kapısının eşiği üzerine de kurşun dökülmesi tekrar edilir. Bu iş tamam olunca, kurşun

dökülen tastaki sudan bir kaç yudum hastaya içirilir. Aynı sudan hastanın alnına, bileklerine,

avuçlarına ve ayaklarının altına sürülmesi de âdettir. Bazı kurşuncu kadınlar kurşun döktükten sonra,

hastayı üç defa oda kapısından atlattıkları görülmüştür. En sonunda kurşun dökülen suya bir miktar

ekmek doğranır. Bu ekmek dört yol ağzında köpeklere verildiği gibi, tastaki su da cin ve perilere ikram

için bir köşeye serpilir.

Erimiş bir halde su tasına dökülen kurşun tasta ve su içinde sertleştikten sonra tekrar eritilmeden

önce, kurşuncu kadın tarafından tetkik olunur. Kurşun külçesi fazla kirli ise, nazarın veya büyünün

şiddetine, yahut cin ve perilerin çok gücendirilmiş olduğuna hükmedilir. Külçe üzerindeki kirlilikler,

parlak ve temiz bir parçaya tesadüf edilirse, hastanın yüreğinin temiz olduğuna ve hastalığın çabuk

geçeceğine inanılır.

Kurşun dökücü kadına hizmetine karşılık para verilmesi lazımdır. Şu kadar ki, bu paranın miktarı

hastanın mâlî durumuna göre az veya çok olabilir. Bazı hastalar için bir kere kurşun dökülmek kâfi

görüldüğü halde, bazıları için bunun üç defa tekrarında fayda düşünülür. Bu durumda her defası için

kurşuncu kadına başka ücret verilmesi şarttır. Kurşuncu kadınlar hastanın evinden ayrılırken “Allah

şifa versin”, “Allah bir daha göstermesin” tarzında dileklerde bulunurlar. Hastanın ailesi de “Eksik

olmayın”, “Allah razı olsun” gibi sözlerle mukabele eder (Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri

Sözlüğü, II, 324-325).

Bir önceki yazımız olan KURŞUN DÖKME YÖNTEMİ başlıklı makalemizde kurşun dökme kalıbı ve KURŞUN DÖKME YÖNTEMİ hakkında bilgiler verilmektedir.

0


About the Author: